<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<!-- generator="wordpress/2.3.3" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>Hissiyat.Org Hisleriniz ve Dualarınız</title>
	<link>http://www.hissiyat.org</link>
	<description>Dua, Kuran, Ahlak, İlim, Alim, Peygamber, Yaradılış,</description>
	<pubDate>Sat, 04 Oct 2008 12:24:54 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.3.3</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>Bu Site Satılıktır.</title>
		<link>http://www.hissiyat.org/dini-hikayeler/bu-site-satiliktir.html</link>
		<comments>http://www.hissiyat.org/dini-hikayeler/bu-site-satiliktir.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Oct 2008 09:45:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Dini Hikayeler]]></category>

		<category><![CDATA[dini site]]></category>

		<category><![CDATA[manevi site]]></category>

		<category><![CDATA[satılık]]></category>

		<category><![CDATA[satılık domain]]></category>

		<category><![CDATA[satılık güzel site]]></category>

		<category><![CDATA[satılık hazır site]]></category>

		<category><![CDATA[satılık hoş site]]></category>

		<category><![CDATA[satılık tasarım]]></category>

		<category><![CDATA[satılık web]]></category>

		<category><![CDATA[şiir sitesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hissiyat.org/dini-hikayeler/bu-site-satiliktir.html</guid>
		<description><![CDATA[


 
Gerekli Bilgi İçin İletişime Geçiniz.
sorfnet.net@hotmail.com
Bilgiler
- Site Dini İçerik ve Maneviyat Üzerine Yoğunlaşıp Kullanılabilir. Domain ismide Buna Elverişli Olup Yaygınlaşmasına Yardımcı Olabilir.
- Site Google tarafından infolanmıştır. ( http://www.google.com.tr/search?hl=tr&#38;q=info%3Ahissiyat.org&#38;meta= ) Site aramalarında en verimli sonucu vererek kurcanız veya hazır kurulu sistemi bi an önce güncellik duruma göre üst sıralara çekme avantajınız bulunmaktadır.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-2442414471595963";
/* 468x60, oluşturulma 23.03.2008 */
google_ad_slot = "8641035433";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
//-->
</script>
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></-> <p><a href="http://www.komik.sorfnet.net/wp-content/uploads/2008/10/satilik.jpg" title="satilik.jpg"><img src="http://www.komik.sorfnet.net/wp-content/uploads/2008/10/satilik.jpg" alt="satilik.jpg" /></a></p>
<p>Gerekli Bilgi İçin İletişime Geçiniz.</p>
<p><a href="mailto:sorfnet.net@hotmail.com">sorfnet.net@hotmail.com</a></p>
<p>Bilgiler</p>
<p>- Site Dini İçerik ve Maneviyat Üzerine Yoğunlaşıp Kullanılabilir. Domain ismide Buna Elverişli Olup Yaygınlaşmasına Yardımcı Olabilir.</p>
<p>- Site Google tarafından infolanmıştır. ( <a href="http://www.google.com.tr/search?hl=tr&amp;q=info%3Ahissiyat.org&amp;meta">http://www.google.com.tr/search?hl=tr&amp;q=info%3Ahissiyat.org&amp;meta</a>= ) Site aramalarında en verimli sonucu vererek kurcanız veya hazır kurulu sistemi bi an önce güncellik duruma göre üst sıralara çekme avantajınız bulunmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hissiyat.org/dini-hikayeler/bu-site-satiliktir.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Allah&#8217;ı bilmeye yüz delil</title>
		<link>http://www.hissiyat.org/dini-hikayeler/allahi-bilmeye-yuz-delil.html</link>
		<comments>http://www.hissiyat.org/dini-hikayeler/allahi-bilmeye-yuz-delil.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Apr 2008 16:27:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Dini Hikayeler]]></category>

		<category><![CDATA[Allah]]></category>

		<category><![CDATA[Allah'ı bilmeye yüz delil]]></category>

		<category><![CDATA[delil]]></category>

		<category><![CDATA[esaslar]]></category>

		<category><![CDATA[Fahreddîn-i Râzî Herat]]></category>

		<category><![CDATA[iman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hissiyat.org/dini-hikayeler/allahi-bilmeye-yuz-delil.html</guid>
		<description><![CDATA[


 Fahreddîn-i Râzî Herat ve civarında bozuk inançları yaymakla meşgul olanlarla mücâdele ediyor, Müslümanlar&#8217;ı bunların tehlikelerine karşı korumaya çalışıyordu.  Üç yüz kadar atlı talebe ve âlim ile Herat&#8217;a geldiğinde; hem devlet, hem din büyükleri akın akın ziyaretine gelmiş, alâka göstermişlerdi. Ama birileri vardı ki; ne geliyor, ne de gelme arzusu ızhâr ediyordu. Acaba Fahreddîn-i Râzî [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Fahreddîn-i Râzî Herat ve civarında bozuk inançları yaymakla meşgul olanlarla mücâdele ediyor, Müslümanlar&#8217;ı bunların tehlikelerine karşı korumaya çalışıyordu.  Üç yüz kadar atlı talebe ve âlim ile Herat&#8217;a geldiğinde; hem devlet, hem din büyükleri akın akın ziyaretine gelmiş, alâka göstermişlerdi. Ama birileri vardı ki; ne geliyor, ne de gelme arzusu ızhâr ediyordu. Acaba Fahreddîn-i Râzî hazretlerinin muhâliflerinden miydi?</p>
<p>Halktan bir zengin, bir gün Fahreddîn-i Râzî hazretlerini bahçesinde yemeğe dâvet etti. Maksadı; ziyaretine gelmeyen zâtı da orada bulundurup, görüşmelerini ve bir yanlış anlamanın meydana gelmemesini temin etmekti.</p>
<p>Fahreddîn-i Râzî hazretleri, yemekte karşılaştığı ziyaretine gelmeyen zâta,  <a href="http://www.hissiyat.org/dini-hikayeler/allahi-bilmeye-yuz-delil.html#more-72" class="more-link">(more&#8230;)</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hissiyat.org/dini-hikayeler/allahi-bilmeye-yuz-delil.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Seyyide Tün Nefise</title>
		<link>http://www.hissiyat.org/dini-hikayeler/seyyide-tun-nefise.html</link>
		<comments>http://www.hissiyat.org/dini-hikayeler/seyyide-tun-nefise.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Apr 2008 16:26:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Dini Hikayeler]]></category>

		<category><![CDATA[dini hikaye]]></category>

		<category><![CDATA[gayrimüslim]]></category>

		<category><![CDATA[hikaye]]></category>

		<category><![CDATA[Seyyide Tün Nefise]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hissiyat.org/dini-hikayeler/seyyide-tun-nefise.html</guid>
		<description><![CDATA[Allah dostlarından&#8230;. Seyyide Tün Nefise  Bir akşam vakti. Kapısı çalınıyor. Komşuları, gayrimüslim bir çift. Bir ricaları var.
-Komşu, sende biliyorsun, bizim felçli bir kızımız var. Önemli bir işimiz çıktı, sabaha kadar gelemeyebiliriz. Biz gelene kadar Allah için&#8230; kızımıza bakabilirmisin?
İşi gücü ibadet ve gözyaşı olan ulvi kadın:
- Ne demek, siz işinize bakın evladınızı düşünmeyin.
Anne baba işlerine, Seyyide [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Allah dostlarından&#8230;. Seyyide Tün Nefise  Bir akşam vakti. Kapısı çalınıyor. Komşuları, gayrimüslim bir çift. Bir ricaları var.<br />
-Komşu, sende biliyorsun, bizim felçli bir kızımız var. Önemli bir işimiz çıktı, sabaha kadar gelemeyebiliriz. Biz gelene kadar Allah için&#8230; kızımıza bakabilirmisin?<br />
İşi gücü ibadet ve gözyaşı olan ulvi kadın:<br />
- Ne demek, siz işinize bakın evladınızı düşünmeyin.<br />
Anne baba işlerine, Seyyide Tün Nefise felçli  kızın yanına gider.<br />
Saatler saatler&#8230; Allah dostunun gözleri, kızın üzerinde, sevgi dolu bakışlar ve kızdan sevgi dolu karşılıklar&#8230;<br />
İçi bir an bir garip bir garip oluyor.<br />
Gönül diliyle:<br />
- Allahım Allahım, şu güzel kızı şu güzel kızı ayağa ayağa kaldır ve ona hak yolu nasip et.<br />
Anne ve baba dönüyorlar. Hasta kızları komşularının ayağının dibinde oturmakta. Büyük bir mutluluk içersinde. Kapının açılmasıyla  birlikte ayağa fırlıyor&#8230;<br />
&#8230; ve hepsi artık, Allah&#8217;ın razı oldukları içersinde, İslamın içinde.  <a href="http://www.hissiyat.org/dini-hikayeler/seyyide-tun-nefise.html#more-71" class="more-link">(more&#8230;)</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hissiyat.org/dini-hikayeler/seyyide-tun-nefise.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>KARUN&#8217;UN HAZİNELERİ</title>
		<link>http://www.hissiyat.org/dini-hikayeler/karunun-hazineleri.html</link>
		<comments>http://www.hissiyat.org/dini-hikayeler/karunun-hazineleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Apr 2008 16:25:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Dini Hikayeler]]></category>

		<category><![CDATA[]]></category>

		<category><![CDATA[hazine]]></category>

		<category><![CDATA[Hz. Musa]]></category>

		<category><![CDATA[kanun]]></category>

		<category><![CDATA[karun]]></category>

		<category><![CDATA[karunun hazineleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hissiyat.org/dini-hikayeler/karunun-hazineleri.html</guid>
		<description><![CDATA[Hz. Musa Aleyhisselâmın, hem amca oğlu, hem de eniştesi olan Kâarun, önceleri Musa Aleyhisselâma iman ediyordu. Gündüzleri oruç tutar ve geceleri de namaz ile meşgul olurdu. Ve lâkin çok fakir ve ehl-i iyaline bakmakta zorluk çekerdi. Hak Celle ve Âlâ Hazretleri Musa Aleyhisselâma Tevrat&#8217;ı şerifi altun ile yazmasını emir buyurunca, Hz. Musa:
 - Ya Rabbî, halimi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hz. Musa Aleyhisselâmın, hem amca oğlu, hem de eniştesi olan Kâarun, önceleri Musa Aleyhisselâma iman ediyordu. Gündüzleri oruç tutar ve geceleri de namaz ile meşgul olurdu. Ve lâkin çok fakir ve ehl-i iyaline bakmakta zorluk çekerdi. Hak Celle ve Âlâ Hazretleri Musa Aleyhisselâma Tevrat&#8217;ı şerifi altun ile yazmasını emir buyurunca, Hz. Musa:</p>
<p> - Ya Rabbî, halimi biliyorsun, ben fakirim diye tazarrû etti.</p>
<p>Bunun üzerine Cenabı Hak Hz. Musa&#8217;ya simya ilmini öğretir ve Hz. Musa da o emri yerine getirir. Daha sonra Hz. Musa Aleyhisselâm Kâarun&#8217;un fakirliğini ve ehl-i iyalinin çekmekte olduğu sıkıntıyı düşünerek, hem bedenî hem de mâlî ibadetini yerine getirip ecir sahibi olmasını düşünerek O&#8217;na da simya ilmini öğretir.</p>
<p>Kâarun ilm-i simyayı öğrenir öğrenmez, kâr-ı ibadet bu imiş diyerek nihayetsiz mal sahibi oldu. Bir rivayette, hazinelerinin anahtarlarını 70 ve diğer bir rivayette 100 deve götürürdü. Mücahid (R.A. da derki, her bir anahtar ile 70 hazine kapısı açılırdı.</p>
<p>Kâarun her hangi bir yere gidecek olsa,  <a href="http://www.hissiyat.org/dini-hikayeler/karunun-hazineleri.html#more-70" class="more-link">(more&#8230;)</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hissiyat.org/dini-hikayeler/karunun-hazineleri.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Devlet Hazinesi</title>
		<link>http://www.hissiyat.org/dini-hikayeler/devlet-hazinesi.html</link>
		<comments>http://www.hissiyat.org/dini-hikayeler/devlet-hazinesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Apr 2008 16:24:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Dini Hikayeler]]></category>

		<category><![CDATA[Ashab]]></category>

		<category><![CDATA[devlet hazinesi]]></category>

		<category><![CDATA[dini hazine]]></category>

		<category><![CDATA[dini hikaye]]></category>

		<category><![CDATA[Hazreti Ömer]]></category>

		<category><![CDATA[sahabe]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hissiyat.org/dini-hikayeler/devlet-hazinesi.html</guid>
		<description><![CDATA[Hazreti Ömer (r.a.). Halife. Bir gece. Makamında. Ashabtan biri ziyaretine gelir. Selam verir. Selamı alınmamıştır. Oturur. Ömer işiyle meşgul. Sahabe bekler. Ömer çalışır. Selam alınmamış, yüzüne bile bakılmamıştır.
İş biter. Ömer mumu söndürür. Bir başka mumu yakar. O anda selamını alır. Konuşmaya başlar.
Sahabe sorar:
- Ya Ömer, niçin hemen selamımı almadın ve niçin bir mumu söndürüp diğer [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hazreti Ömer (r.a.). Halife. Bir gece. Makamında. Ashabtan biri ziyaretine gelir. Selam verir. Selamı alınmamıştır. Oturur. Ömer işiyle meşgul. Sahabe bekler. Ömer çalışır. Selam alınmamış, yüzüne bile bakılmamıştır.</p>
<p>İş biter. Ömer mumu söndürür. Bir başka mumu yakar. O anda selamını alır. Konuşmaya başlar.</p>
<p>Sahabe sorar:</p>
<p>- Ya Ömer, niçin hemen selamımı almadın ve niçin bir mumu söndürüp diğer mumu yaktın ve ondan sonra benle konuşmaya  başladın?</p>
<p>Hazreti Ömer (r.a.):  <a href="http://www.hissiyat.org/dini-hikayeler/devlet-hazinesi.html#more-69" class="more-link">(more&#8230;)</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hissiyat.org/dini-hikayeler/devlet-hazinesi.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Allah&#8217;ın Emaneti</title>
		<link>http://www.hissiyat.org/dini-hikayeler/allahin-emaneti.html</link>
		<comments>http://www.hissiyat.org/dini-hikayeler/allahin-emaneti.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Apr 2008 16:23:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Dini Hikayeler]]></category>

		<category><![CDATA[Allah]]></category>

		<category><![CDATA[Ebu Talha]]></category>

		<category><![CDATA[emanet]]></category>

		<category><![CDATA[emaneti]]></category>

		<category><![CDATA[Hz. Ebu Talha]]></category>

		<category><![CDATA[Hz.Ümm-i Süleym]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hissiyat.org/dini-hikayeler/allahin-emaneti.html</guid>
		<description><![CDATA[Hz.Ümm-i Süleym, gayet temiz ahlak sahibi bir hatun idi. Çocuğu vefat ettiği zaman, sabır ve metanetle bizzat kendisi yıkadı ve kendisi kefenledi ve bir tarafa bırakıp, komşularına dönerek:
- Babasına haber vermeyin.
Hz. Ebu Talha orada bulunmamaktaydı. Akşam eve döndüğünde, çocuğu sordu, hanımı:
- Gördüğünden şimdi çok iyidir, der.
Sonra yemek yediler, oturdular, birlikte oldular. Bir müddet sonra Hz.Ümm-i [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hz.Ümm-i Süleym, gayet temiz ahlak sahibi bir hatun idi. Çocuğu vefat ettiği zaman, sabır ve metanetle bizzat kendisi yıkadı ve kendisi kefenledi ve bir tarafa bırakıp, komşularına dönerek:<br />
- Babasına haber vermeyin.</p>
<p>Hz. Ebu Talha orada bulunmamaktaydı. Akşam eve döndüğünde, çocuğu sordu, hanımı:<br />
- Gördüğünden şimdi çok iyidir, der.</p>
<p>Sonra yemek yediler, oturdular, birlikte oldular. Bir müddet sonra Hz.Ümm-i Süleym, beyine gayet metanetle şöyle der:<br />
- Ebu Talha, ödünç alınmış bir şeyi geri vermek icap eder mi etmez mi?<br />
- Söylediğin bu söz nasıl bir söz, elbette ki ödünç alınan şey geri verilmeli.<br />
- O halde, Hak Teala da sana emanetten vermiş bulunduğu çocuğu aldı.  <a href="http://www.hissiyat.org/dini-hikayeler/allahin-emaneti.html#more-68" class="more-link">(more&#8230;)</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hissiyat.org/dini-hikayeler/allahin-emaneti.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Ser de Gitti Sır da</title>
		<link>http://www.hissiyat.org/dini-hikayeler/ser-de-gitti-sir-da.html</link>
		<comments>http://www.hissiyat.org/dini-hikayeler/ser-de-gitti-sir-da.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Apr 2008 16:22:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Dini Hikayeler]]></category>

		<category><![CDATA[arkadaş]]></category>

		<category><![CDATA[insan]]></category>

		<category><![CDATA[islam]]></category>

		<category><![CDATA[ser]]></category>

		<category><![CDATA[sır]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hissiyat.org/dini-hikayeler/ser-de-gitti-sir-da.html</guid>
		<description><![CDATA[Sadreddîn Hayâvî hazretlerini sevmeyen biri vardı. Bir gece kendi kendine; &#8220;Sadreddîn dedikleri kişi şehrimizin gençlerini başına topluyor ve onlara bir şeyler anlatıyor. Bu gece onun kapısını çalıp dışarı çıkarayım ve bir güzel döveyim.&#8221; niyeti ile yola düştü. Sadreddîn hazretlerinin kapısına geldiğinde onu kapı önünde durur gördü.
Şeyh Sadreddîn hazretleri ona hitâben;
&#8220;Ey kişi! Biz senin niyet ettiğin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sadreddîn Hayâvî hazretlerini sevmeyen biri vardı. Bir gece kendi kendine; &#8220;Sadreddîn dedikleri kişi şehrimizin gençlerini başına topluyor ve onlara bir şeyler anlatıyor. Bu gece onun kapısını çalıp dışarı çıkarayım ve bir güzel döveyim.&#8221; niyeti ile yola düştü. Sadreddîn hazretlerinin kapısına geldiğinde onu kapı önünde durur gördü.<br />
Şeyh Sadreddîn hazretleri ona hitâben;<br />
&#8220;Ey kişi! Biz senin niyet ettiğin şey yerine gelsin diye hayli zamandır burada bekliyoruz. Çok geciktin.&#8221; buyurdu. Gelen kişi bu sözleri duyunca pişman oldu ve onun büyük bir zât olduğunu anlayıp ellerine kapandı, özür diledi sonra da ona talebe olmakla şereflendi. <a href="http://www.hissiyat.org/dini-hikayeler/ser-de-gitti-sir-da.html#more-67" class="more-link">(more&#8230;)</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hissiyat.org/dini-hikayeler/ser-de-gitti-sir-da.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Karınca yuvasını dağıtmayın</title>
		<link>http://www.hissiyat.org/dini-hikayeler/karinca-yuvasini-dagitmayin.html</link>
		<comments>http://www.hissiyat.org/dini-hikayeler/karinca-yuvasini-dagitmayin.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Apr 2008 16:21:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Dini Hikayeler]]></category>

		<category><![CDATA[karınca]]></category>

		<category><![CDATA[karınca duası]]></category>

		<category><![CDATA[karınca yuvası]]></category>

		<category><![CDATA[peygamber efendimiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hissiyat.org/dini-hikayeler/karinca-yuvasini-dagitmayin.html</guid>
		<description><![CDATA[Erek Dağı&#8217;nda havalar iyice soğuyuncaya kadar kalmıştık. Artık neredeyse kar yağmaya başlayacaktı. Kaldığımız yer bayırdı. Buraya bir oda yapmamızı istedi. Biz de hemen çalışmaya koyulduk. Başladık kazmaya.
Kazı yaparken bir karınca yuvası çıktı. Üstad karınca yuvasını gördü. Kazıyı durdurmamızı istedi. Sebebini sorduk:
&#8220;Bir ev yıkıp bir ev yapmak olur mu?&#8221; dedi. &#8220;Bu hayvanların yuvasını dağıtmayın. Başka bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Erek Dağı&#8217;nda havalar iyice soğuyuncaya kadar kalmıştık. Artık neredeyse kar yağmaya başlayacaktı. Kaldığımız yer bayırdı. Buraya bir oda yapmamızı istedi. Biz de hemen çalışmaya koyulduk. Başladık kazmaya.<br />
Kazı yaparken bir karınca yuvası çıktı. Üstad karınca yuvasını gördü. Kazıyı durdurmamızı istedi. Sebebini sorduk:<br />
&#8220;Bir ev yıkıp bir ev yapmak olur mu?&#8221; dedi. &#8220;Bu hayvanların yuvasını dağıtmayın. Başka bir yeri kazın.&#8221;<br />
Biz başka bir yeri kazmaya başladık. Oradan da karınca yuvası çıktı. Bana yardım eden bir arkadaş vardı. O, &#8220;Böyle olur mu hiç?&#8221; diye bana sordu. &#8220;Üstad gelir gelmez, karıncaların üzerine toprak atalım. Yok eğer böyle giderse bu odayı yapamayız.&#8221;<br />
Sonunda oraya bir odacık yaptık.<br />
Üstad karınca yuvalarının yanına gelince, ekmek, bulgur ve şeker koyardı. Kendisine şekeri niçin koyduğmuzu sorduğumuzda, şöyle demişti:<br />
&#8220;Bu da onların çayı olsun.&#8221; <a href="http://www.hissiyat.org/dini-hikayeler/karinca-yuvasini-dagitmayin.html#more-66" class="more-link">(more&#8230;)</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hissiyat.org/dini-hikayeler/karinca-yuvasini-dagitmayin.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>DERVİŞLERE TEKKE YAPTIRAN HRİSTİYAN</title>
		<link>http://www.hissiyat.org/dini-hikayeler/dervislere-tekke-yaptiran-hristiyan.html</link>
		<comments>http://www.hissiyat.org/dini-hikayeler/dervislere-tekke-yaptiran-hristiyan.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Apr 2008 16:20:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Dini Hikayeler]]></category>

		<category><![CDATA[alim]]></category>

		<category><![CDATA[derviş]]></category>

		<category><![CDATA[dinler]]></category>

		<category><![CDATA[hristiyan]]></category>

		<category><![CDATA[musevi]]></category>

		<category><![CDATA[şeyh]]></category>

		<category><![CDATA[tekke]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hissiyat.org/dini-hikayeler/dervislere-tekke-yaptiran-hristiyan.html</guid>
		<description><![CDATA[Hicrî 161 yıllarında yaşamış evliyaullahtan Ebu Haşim-i Sufî Hazretlerinin müritleri bir hayli kalabalıktı. Fakat toplanıp ibadet edecek bir yerleri de yoktu.
Birgün bir hristiyan emir ava çıkmıştı. Yolda Ebu Haşim es-Sûfî&#8217;nin müridlerinden iki kişinin birbirleri ile buluştuklarını gördü. Onlar musafaha yaptıktan sonra kucaklaştılar, orada oturdular, yanlarında yiyecekleri ne varsa ortaya serip beraberce yediler. Sonra da kırk [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hicrî 161 yıllarında yaşamış evliyaullahtan Ebu Haşim-i Sufî Hazretlerinin müritleri bir hayli kalabalıktı. Fakat toplanıp ibadet edecek bir yerleri de yoktu.</p>
<p>Birgün bir hristiyan emir ava çıkmıştı. Yolda Ebu Haşim es-Sûfî&#8217;nin müridlerinden iki kişinin birbirleri ile buluştuklarını gördü. Onlar musafaha yaptıktan sonra kucaklaştılar, orada oturdular, yanlarında yiyecekleri ne varsa ortaya serip beraberce yediler. Sonra da kırk yıllık ahbap gibi kucaklaşarak vedalaşıp ayrıldılar.</p>
<p>Onların bu samimiyetle ülfet etmelerini seyreden hristiyan emiri, hallerine hayret etmiş ve onların o hareketi çok hoşuna gitmişti. Biribirlerinden ayrıldıktan sonra orada kalan müridi yanına çağırdı ve:</p>
<p>- O ayrıldığın, biraz evvel beraber yemek yediğiniz adam kimdi?, diye sordu.</p>
<p>O zat:  <a href="http://www.hissiyat.org/dini-hikayeler/dervislere-tekke-yaptiran-hristiyan.html#more-65" class="more-link">(more&#8230;)</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hissiyat.org/dini-hikayeler/dervislere-tekke-yaptiran-hristiyan.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>SENİN GÖRDÜĞÜN</title>
		<link>http://www.hissiyat.org/dini-hikayeler/senin-gordugun.html</link>
		<comments>http://www.hissiyat.org/dini-hikayeler/senin-gordugun.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Apr 2008 08:23:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Dini Hikayeler]]></category>

		<category><![CDATA[dini]]></category>

		<category><![CDATA[hac]]></category>

		<category><![CDATA[hikaye]]></category>

		<category><![CDATA[medine]]></category>

		<category><![CDATA[mekke]]></category>

		<category><![CDATA[memuru]]></category>

		<category><![CDATA[polis]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hissiyat.org/dini-hikayeler/senin-gordugun.html</guid>
		<description><![CDATA[1994&#8242;lerde Haçka&#8217;ya giden bir polis memuru Haçkalı Hoca&#8217;nın evini sormuş. O tarihten 45 sene evvel Hakka yürüyen Haçkalı&#8217;nın evisorulunca:
-Hayırdır, Haçkalı&#8217;yı nerden tanıysun? diye sormuşlar.
-Güneydoğu&#8217;dan, demiş polis memuru.
-Güneydoğu?
-He! Urfa, mardin, diyarbakır!
Ne iş yapaysun daa?
-Polisim.
-Hocayla işin ne?
-Oradaki çatışmalarda kendisinden çooook yardım gördüm. Eğer o yardım etmeseydi, beni hastahaneye götürmeseydi, Allah bilir ya şimdi çoktaaan ölmüş olacaktım Kendisine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>1994&#8242;lerde Haçka&#8217;ya giden bir polis memuru Haçkalı Hoca&#8217;nın evini sormuş. O tarihten 45 sene evvel Hakka yürüyen Haçkalı&#8217;nın evisorulunca:<br />
-Hayırdır, Haçkalı&#8217;yı nerden tanıysun? diye sormuşlar.<br />
-Güneydoğu&#8217;dan, demiş polis memuru.<br />
-Güneydoğu?<br />
-He! Urfa, mardin, diyarbakır!<br />
Ne iş yapaysun daa?<br />
-Polisim.<br />
-Hocayla işin ne?<br />
-Oradaki çatışmalarda kendisinden çooook yardım gördüm. Eğer o yardım etmeseydi, beni hastahaneye götürmeseydi, Allah bilir ya şimdi çoktaaan ölmüş olacaktım Kendisine teşekküre geldim.<br />
Polis memuru böyle söyleyince, Haçkalı&#8217;nın akıl sır ermez işlerine az çok âgâh ve âşinâ olan Haçkalılar, Haçkalı&#8217;nın Haçka&#8217;daki cami ve türbesini göstererek: <a href="http://www.hissiyat.org/dini-hikayeler/senin-gordugun.html#more-64" class="more-link">(more&#8230;)</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hissiyat.org/dini-hikayeler/senin-gordugun.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
